MOSAD
03-28-2008, 23:29
Ufaklıktan beri çevremde hep enstruman çalan insanlar olmuştur ve özellikle gitar çalıyorum diyen insanlara özenmişimdir. Orta okulda bir gitara başlama hevesi gelmişti fakat o zamanlar spora yatkındım ve atletizme seçilmiştim ve ardından ufak yaşta gelen başarılarla spora yönlenmeye karar verdim ve 10 sene profesyonel olarak atletizm sporu ile uğraştım.
Çevremde hep insanlardan duyardım çok iyi gitar çalıyor falandı filandı. Bazı arkadaşlarım 2 akor vururlardı şarkı söylerlerdi bende birşey sanırdım o zamanlar ve elime 1 kez bile gitar almamıştım 21 yaşıma kadar. Hep korkmuştum nasıl çalınırdı o garip alet ve 6 tel nasıl olurda parmaklarla çekilirdi.
21 yaşında sporu bırakmaya karar verdikten ve bazı olaylardan dolayı bunalıma gireceğim sırada gitar eğitimine başlamaya karar verdim ve ilk kez o zaman gitarı elime aldım.
Çevremdeki herkes 2 gün sonra sıkılıp bırakacağımı düşündüler fakat ben bırakmayacağımı biliyordum. Çünkü hep istediğim birşeydi ve birşeylerle uğraşmazsam bunalıma doğru sürüklenecektim.
Başladım ve daha haftasında dersanedeki gitar çalanları gördükçe daha önceden çevremde çalanların hiç birşey olmadıklarını anladım. Akor çalmak gitar çalmak değilmiş meğersem. Aslında bunu biliyordum az çok takip ederdim ve klasikle pop gitarın farkını..vs bilirdim ama işin içine girince zorluk derecesini yavaş yavaş ayırt etmeye başlıyor insan.
Daha dün gibi ilk gitarı elime aldığım günü hatırlıyorum ve 1 hafta boyunca sadece boş tel çalışması yaptığımı hatırlıyorum. O boş tel çalışmalarını yaparken bile geleceği düşlüyordum. Sabırsızlıkla ilk klasik eserimi çalmayı bekliyordum. Günler birbirini kovaladı ve ben hayatımda sporun eksikliğini aratmayacak ve fazlasını katacak birşeyle uğraştığımın farkındaydım ve bazı günler 6-8 saat aralıksız çalıştığımı ve parmaklarımın mosmor olduğunu hatırladığım günler var. Normal bir öğrenciden biraz daha sıkı çalışıyordum ve doğal olarak biraz daha hızlı ilerlediğimi düşünüyorum.
İlk başladığımda bir ölçüyü 10dk'da deşifre ederken aradan 1.5 sene geçti şu anda baktığım gibi notanın gitardaki yerini biliyorum ve elim otomatik gitmeye başladı notalara.
Bunları yazma amacım ben süperim, ben mükemmelim gibisinden birşey sergilemek değil kesinlikle. Aksine yeni başlayanların korkmaması gerektiğini söylüyorum. Herşey Size bağlı. Ne kadar çalışırsanız o kadar verim alırsınız o kadar ilerlersiniz.
Şimdi geride bıraktığım yola bakıyorumda daha hiç birşey. 1.5-2 seneye yaklaştım ve içimde yanan flamenko ateşiyle flamenko çalışmalarınada başladım ve günden güne yeni hedefler belirleme sevinciyle devam ediyorum. Eskisi gibi saatlerimi ayıramıyorum belki ama yavaş ve doğru adımlarla ilerlediğime inanıyorum. Bir kaç sene sonra profesyonel anlamda olmayacak tabiki ama iyi bir düzeyde flamenko çalacağıma inanıyorum.
Ve gitar çalmak kolay diyenlere, ben gitar çalmayı biliyorum diyenlere gülüyorum. Herhalde bi 30 senemi bile versem öğreneceğim hala birşeyler var derim. En azından benim düşüncen bu. Daha nota bilmeyen, 2 akor vurup akdeniz akşamları söyleyen, 2 ritim atan insanları gördükçe üzülüyorum. Aslında üzülmek değil ama klasik&flamenko çalan bir insan 1 esere haftalarını, aylarını harcasın ve 2-3 kişi dinlesin gerisi "bu ne be 2 şarkı çal söylede kendimize gelelim" desin sinir bozucu. Dünyanın heryerinde böylemi bilmiyorum ama basit işlerden hoşlanıyor toplumumuz galiba.
Konudan konuya atladım galiba baya ama içimden yazmak geldi Sizlere. Özellikle bende hala daha yolun başında biri olarak yeni başlayan arkadaşlarıma, abilerime, ablalarıma, kardeşlerime... kesinlikle yılmayın ve kendinize ufak hedefler belirleyin. Ne bileyim ilk başladınız bir basit romance hedefleyin, speak softly love (godfather)..vs gibi ufak hedefler belirleyin. Her hedefinize ulaştığınızda yakın bir zamanda çalabileceğinize inandığınız bir hedef daha seçin ve zamanı geldiğinde o basamağa çıkın.
Nota okuma konusunda sıkıntı çekiyorsanız nereye gidiyorsanız koyun cebinize o haftaki ödevinizin nota fotokopisini ve yolda, çayırda, dağda her fırsatta açın kağıdı üstüne herhangi bir nota ismi yazmadan ve tel numarası falan yazmadan notanın ismiyle okuyun ve gitarda hangi perdededir kafanızda canlandırın.
Hergün düzenli olarak en az 1 saatinize gitarınıza ayırın. Unutmayınki gitarınız sizin en iyi dostunuz, sevgilinizdir. Ne kadar ilgi gösterir saçlarını okşarsanız oda Size o kadar sevgi gösterir ve güzel sözler söyler içinizi rahatlatır ruhunuzu okşar. Bana göre gitar çalışmak bir meditasyondur. Ne zaman sinirlensem birşeylere canım sıkılsa alırım elime gitarımı çalışmaya başlarım ve vücudumdaki negatif enerjinin parmaklarımdan tellere aktığını ve müzik olarak o negatif enerjinin pozitife dönüşmesine tanık olurum. Seviyeniz ne olursa olsun boş tel bile çalışıyorsanız bu meditasyonu yapabilirsiniz. Önemli olan hissetmek. Önemli olan tek bir telde tek nota çalıyor olsanız bile onun ruhunuzu okşaması ve Sizi rahatlatmasıdır BANA göre.
Gerçekten müzikle uğraşıyorsanız kişiliğinizede çok büyük katkıları olacaktır bundan emin olun. Daha zor sinirlenecek, olaylara bakış açınız daha pozitif olacak, zorlukların üstesinden gelme konusunda daha başarılı ve sabırlı olacaksınız. Bir esere saatlerinizi, günlerinizi, aylarınızı ayırırken sabrı, hissetmeyi, çalışmanın inceliklerini öğreniyor ve bunu hayatına yansıtabiliyor insan.
Bu kısacık müzik hayatımda bir enstrüman bana çok şey kattı ve çok olgunlaştırdı beni.
Çok uzattım ve konudan konuya atlayıp yazdıklarımı anlamsızlaştırdıysam özürdilerim. Kendi fikirlerimi paylaşmak istedim.
Saygılar
Erkin Azcan
Çevremde hep insanlardan duyardım çok iyi gitar çalıyor falandı filandı. Bazı arkadaşlarım 2 akor vururlardı şarkı söylerlerdi bende birşey sanırdım o zamanlar ve elime 1 kez bile gitar almamıştım 21 yaşıma kadar. Hep korkmuştum nasıl çalınırdı o garip alet ve 6 tel nasıl olurda parmaklarla çekilirdi.
21 yaşında sporu bırakmaya karar verdikten ve bazı olaylardan dolayı bunalıma gireceğim sırada gitar eğitimine başlamaya karar verdim ve ilk kez o zaman gitarı elime aldım.
Çevremdeki herkes 2 gün sonra sıkılıp bırakacağımı düşündüler fakat ben bırakmayacağımı biliyordum. Çünkü hep istediğim birşeydi ve birşeylerle uğraşmazsam bunalıma doğru sürüklenecektim.
Başladım ve daha haftasında dersanedeki gitar çalanları gördükçe daha önceden çevremde çalanların hiç birşey olmadıklarını anladım. Akor çalmak gitar çalmak değilmiş meğersem. Aslında bunu biliyordum az çok takip ederdim ve klasikle pop gitarın farkını..vs bilirdim ama işin içine girince zorluk derecesini yavaş yavaş ayırt etmeye başlıyor insan.
Daha dün gibi ilk gitarı elime aldığım günü hatırlıyorum ve 1 hafta boyunca sadece boş tel çalışması yaptığımı hatırlıyorum. O boş tel çalışmalarını yaparken bile geleceği düşlüyordum. Sabırsızlıkla ilk klasik eserimi çalmayı bekliyordum. Günler birbirini kovaladı ve ben hayatımda sporun eksikliğini aratmayacak ve fazlasını katacak birşeyle uğraştığımın farkındaydım ve bazı günler 6-8 saat aralıksız çalıştığımı ve parmaklarımın mosmor olduğunu hatırladığım günler var. Normal bir öğrenciden biraz daha sıkı çalışıyordum ve doğal olarak biraz daha hızlı ilerlediğimi düşünüyorum.
İlk başladığımda bir ölçüyü 10dk'da deşifre ederken aradan 1.5 sene geçti şu anda baktığım gibi notanın gitardaki yerini biliyorum ve elim otomatik gitmeye başladı notalara.
Bunları yazma amacım ben süperim, ben mükemmelim gibisinden birşey sergilemek değil kesinlikle. Aksine yeni başlayanların korkmaması gerektiğini söylüyorum. Herşey Size bağlı. Ne kadar çalışırsanız o kadar verim alırsınız o kadar ilerlersiniz.
Şimdi geride bıraktığım yola bakıyorumda daha hiç birşey. 1.5-2 seneye yaklaştım ve içimde yanan flamenko ateşiyle flamenko çalışmalarınada başladım ve günden güne yeni hedefler belirleme sevinciyle devam ediyorum. Eskisi gibi saatlerimi ayıramıyorum belki ama yavaş ve doğru adımlarla ilerlediğime inanıyorum. Bir kaç sene sonra profesyonel anlamda olmayacak tabiki ama iyi bir düzeyde flamenko çalacağıma inanıyorum.
Ve gitar çalmak kolay diyenlere, ben gitar çalmayı biliyorum diyenlere gülüyorum. Herhalde bi 30 senemi bile versem öğreneceğim hala birşeyler var derim. En azından benim düşüncen bu. Daha nota bilmeyen, 2 akor vurup akdeniz akşamları söyleyen, 2 ritim atan insanları gördükçe üzülüyorum. Aslında üzülmek değil ama klasik&flamenko çalan bir insan 1 esere haftalarını, aylarını harcasın ve 2-3 kişi dinlesin gerisi "bu ne be 2 şarkı çal söylede kendimize gelelim" desin sinir bozucu. Dünyanın heryerinde böylemi bilmiyorum ama basit işlerden hoşlanıyor toplumumuz galiba.
Konudan konuya atladım galiba baya ama içimden yazmak geldi Sizlere. Özellikle bende hala daha yolun başında biri olarak yeni başlayan arkadaşlarıma, abilerime, ablalarıma, kardeşlerime... kesinlikle yılmayın ve kendinize ufak hedefler belirleyin. Ne bileyim ilk başladınız bir basit romance hedefleyin, speak softly love (godfather)..vs gibi ufak hedefler belirleyin. Her hedefinize ulaştığınızda yakın bir zamanda çalabileceğinize inandığınız bir hedef daha seçin ve zamanı geldiğinde o basamağa çıkın.
Nota okuma konusunda sıkıntı çekiyorsanız nereye gidiyorsanız koyun cebinize o haftaki ödevinizin nota fotokopisini ve yolda, çayırda, dağda her fırsatta açın kağıdı üstüne herhangi bir nota ismi yazmadan ve tel numarası falan yazmadan notanın ismiyle okuyun ve gitarda hangi perdededir kafanızda canlandırın.
Hergün düzenli olarak en az 1 saatinize gitarınıza ayırın. Unutmayınki gitarınız sizin en iyi dostunuz, sevgilinizdir. Ne kadar ilgi gösterir saçlarını okşarsanız oda Size o kadar sevgi gösterir ve güzel sözler söyler içinizi rahatlatır ruhunuzu okşar. Bana göre gitar çalışmak bir meditasyondur. Ne zaman sinirlensem birşeylere canım sıkılsa alırım elime gitarımı çalışmaya başlarım ve vücudumdaki negatif enerjinin parmaklarımdan tellere aktığını ve müzik olarak o negatif enerjinin pozitife dönüşmesine tanık olurum. Seviyeniz ne olursa olsun boş tel bile çalışıyorsanız bu meditasyonu yapabilirsiniz. Önemli olan hissetmek. Önemli olan tek bir telde tek nota çalıyor olsanız bile onun ruhunuzu okşaması ve Sizi rahatlatmasıdır BANA göre.
Gerçekten müzikle uğraşıyorsanız kişiliğinizede çok büyük katkıları olacaktır bundan emin olun. Daha zor sinirlenecek, olaylara bakış açınız daha pozitif olacak, zorlukların üstesinden gelme konusunda daha başarılı ve sabırlı olacaksınız. Bir esere saatlerinizi, günlerinizi, aylarınızı ayırırken sabrı, hissetmeyi, çalışmanın inceliklerini öğreniyor ve bunu hayatına yansıtabiliyor insan.
Bu kısacık müzik hayatımda bir enstrüman bana çok şey kattı ve çok olgunlaştırdı beni.
Çok uzattım ve konudan konuya atlayıp yazdıklarımı anlamsızlaştırdıysam özürdilerim. Kendi fikirlerimi paylaşmak istedim.
Saygılar
Erkin Azcan