ahmetgitar
05-06-2008, 01:59
Düşüncem "Yeni Dünya" ile ilgili. Diğer adıyla "Malta Eriği"(Her ne kadar kökeni uzakdoğu da olsa)ya da " Eriobotrya japonica"
Bu anlatımları ne yaparsak yapalım Yeni Dünya olarak bizdeki bilinen adıyla bu meyve karşımıza geldiği anda sinirimizi bozacak olaylar zincirinin ilk halkası da önümüzde bitiverir.
Genelde altında-üstünde tuhaf yaralar olan bu sinir şeyin yemesi zordur, hiçbir tarafından tam olarak ısırılmaz,kabuğu soyulsun dense tam olarak soyulamaz. En korkuncu da içindeki o cıvık cıvık çekirdekleri. Kahverengi, büyük ve kaygan.
Bazen düşünürüm, devlet büyükleri gelen yabancı konukları ezmek için önlerine "Yeni Dünya Meyvesi koysalar" diye. Düşünsenize ceket,kravat;tam tekmil gelen bir yabancı devlet başkanına(ABD'li ise bizim başkan da sayılır) "Yeni Dünya yemek adettir sayın başkan lütfen iki tane yeyiniz" demek ve o abuk sabuk meyveyi yemeyi çalışan devlet başkanının düşeceği durumu izlemek...
***
Yeni Dünya Meyvesi olacak bu saçma meyvenin inanılmaz oranda A vitamini mevcutmuş ve fosfor, potasyum ve kalsiyum gibi mineralleri de fazlaca varmış. Ayrıca baharın sebze ve meyve alanındaki bolluğunun başlangıcı sayılabilirmiş ama yine de benim buradaki tezim; bu meyvenin gereksiz bir yaratık olduğudur.
Gereksizlik belki fazla abartı ama doğru kelime "Saçma" olabilir. Çekirdekleri meyvenin toplam hacmine yakın olmasa,ısırılabilir bir tarafı olsa ve ekşi mi tatlı mı kendini tam anlatabilse o zaman anlamlı bir şey olabilirdi bu Malta Eriği. Ancak şuan benim için bir anlamı yok. Sizin için bir anlamı var mı acaba merak ediyorum. Ölçümü şöyle yapabiliriz;
Bir soru sorarak; "Elma diye bir şey olmasa ben öyle bir şey arar mıydım?" Bu soruya verilecek cevap sanıyorum ki "Evet" olur ancak diğer soruyu soralım;
"Yeni Dünya Meyvesi diye bir meyve olmasaydı böyle bir meyve arar mıydım?"
Benim yanıtım "Hayır kesinlikle aramazdım" olurdu.
Şu dünyada sevmediğim çok az şey var;
Oya-Bora ikilisindeki Bora,
Adını vermeyeceğim bir müzik mağazasındaki ağzı açık bir şekilde cak-cak sakız çiğneyen 65 yaşındaki şişko adam,
Charles D'Addario
ve Malta Eriği.
Buradan söylüyorum herkese, bana bu tuhaf şeyden ikram edeceğinize aç bırakın daha iyi, hatta beni öldürün.
Nefret ediyorum bu şeyden.
Iyyykk.
Sevgilerimle.
Ahmet.
06 Mayıs 2008
Bu anlatımları ne yaparsak yapalım Yeni Dünya olarak bizdeki bilinen adıyla bu meyve karşımıza geldiği anda sinirimizi bozacak olaylar zincirinin ilk halkası da önümüzde bitiverir.
Genelde altında-üstünde tuhaf yaralar olan bu sinir şeyin yemesi zordur, hiçbir tarafından tam olarak ısırılmaz,kabuğu soyulsun dense tam olarak soyulamaz. En korkuncu da içindeki o cıvık cıvık çekirdekleri. Kahverengi, büyük ve kaygan.
Bazen düşünürüm, devlet büyükleri gelen yabancı konukları ezmek için önlerine "Yeni Dünya Meyvesi koysalar" diye. Düşünsenize ceket,kravat;tam tekmil gelen bir yabancı devlet başkanına(ABD'li ise bizim başkan da sayılır) "Yeni Dünya yemek adettir sayın başkan lütfen iki tane yeyiniz" demek ve o abuk sabuk meyveyi yemeyi çalışan devlet başkanının düşeceği durumu izlemek...
***
Yeni Dünya Meyvesi olacak bu saçma meyvenin inanılmaz oranda A vitamini mevcutmuş ve fosfor, potasyum ve kalsiyum gibi mineralleri de fazlaca varmış. Ayrıca baharın sebze ve meyve alanındaki bolluğunun başlangıcı sayılabilirmiş ama yine de benim buradaki tezim; bu meyvenin gereksiz bir yaratık olduğudur.
Gereksizlik belki fazla abartı ama doğru kelime "Saçma" olabilir. Çekirdekleri meyvenin toplam hacmine yakın olmasa,ısırılabilir bir tarafı olsa ve ekşi mi tatlı mı kendini tam anlatabilse o zaman anlamlı bir şey olabilirdi bu Malta Eriği. Ancak şuan benim için bir anlamı yok. Sizin için bir anlamı var mı acaba merak ediyorum. Ölçümü şöyle yapabiliriz;
Bir soru sorarak; "Elma diye bir şey olmasa ben öyle bir şey arar mıydım?" Bu soruya verilecek cevap sanıyorum ki "Evet" olur ancak diğer soruyu soralım;
"Yeni Dünya Meyvesi diye bir meyve olmasaydı böyle bir meyve arar mıydım?"
Benim yanıtım "Hayır kesinlikle aramazdım" olurdu.
Şu dünyada sevmediğim çok az şey var;
Oya-Bora ikilisindeki Bora,
Adını vermeyeceğim bir müzik mağazasındaki ağzı açık bir şekilde cak-cak sakız çiğneyen 65 yaşındaki şişko adam,
Charles D'Addario
ve Malta Eriği.
Buradan söylüyorum herkese, bana bu tuhaf şeyden ikram edeceğinize aç bırakın daha iyi, hatta beni öldürün.
Nefret ediyorum bu şeyden.
Iyyykk.
Sevgilerimle.
Ahmet.
06 Mayıs 2008