PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Gitarci Amca


Anonymous
07-26-2005, 20:42
Yazıyı Nur çakır adlı üyemizden aldık...

Egitimden cikmisim. IBM Egitim Merkezi South Bank Londra.

Iyi gecen egitimler, hele cok da istedigim bir konuda ise her zaman keyif verir. Iste oyle zamanlardan biriydi. Saat 17:30 falan, Temmuz, hava mis gibi. Nehrin kenarinda kosanlar, cosanlar, sessiz sedasiz kitabina dalanlar, her an nehre atlayacakmis gibi bakanlar her tip var.

Ama kafam nasil zonkluyor, yorgunum, sert bir kahveye ihtiyacim var. Kendimi Soho'ya atmadan once muhakkak Bit ve Byte'larin ablukasindan kurtulmam lazim. Waterloo koprusunun altinda, nehrin hemen yaninda cok guzel bir cafe vardi. Oturdum kahvemi ismarladim (duble) ve
cevreye bakiniyorum, yavas yavas da kafam yerine geliyor.

Iste tam o sirada onu gordum, agir agir geliyor uzaktan, kilitlendim ona, artik ne yapsa gozum uzerinde. Bir masal kahramani edasi ile, 'BraveHeart'taki Mel Gibson'un boyali suratindaki o ifade gibi magrur, ne yaptigini bilen, vakur…

Sanki o kalabalik hic yokmus gibi, sanki bombos bir kumsalda, issiz bir colde yuruyormuscasina kimseyi gormeden, kimseye bakmadan geliyor.

O, 50+ yaslarinda duzgun giyimli, kirli sakalli, sakallari gibi kirli elbiseleri icinde.

Ve Gitar…

Yaklasti, yaklasti, yaklasti...

Tam masamin onunde durdu. Beni duydu mu ne!!

Yavasca kucuk iskemlesini yere koydu, gitar kutusunu da nazikce yanina. Gozum gitara takilmisti, el yapimi bir konser gitariydi. Muhtemelen 1500 USD civarinda biseydi. Cafe'dekileri kibarca selamladi ve basladi calmaya.

Fernando Sor, Tarrega, Bach, Albeniz... Caliyor da caliyor. Gitarci Amca, Klasik Gitar aleminde ne kadar baba parca varsa caliyor. Ben bu essiz konserin en sansli dinleyicisi olarak en onde, gozlerim arpejler, preludler, 5 perdelik Bare'ler arasinda gezirken, uzaktan copcunun geldigini farkettim, elektrikli bir aletle ortaligi temizliyor. Yaklasti ve o inanilmaz hareketi yapti. Makineyi kapadi, yavasca Gitarci Amca'nin arkasindan gecti gitti, sonra ileride yeniden çalistirdi ve isine devam etti.Ne bu be!!. dedim. Gözlerime inanamadım. Amca hala caliyor, Asturias caliyor. Sol eli, o kemik gibi eli, hicbir notayi sektirmeden azimle, bilek parcalayan bareleri basiyor. Konser bitti alkis, para toplama falan.

Haaa sunu da soylemeden gecemicem, para toplamak icin Amca bize gelmedi, aslinda hic bisi yapmadi. Isteyen kalkti gitar kutusuna atti o kadar. Gittim Amca'ya dun kendim icin aldigim Dadario Telleri verdim.

- Tellerini degistir dedim daha guzel cikar sesi.

Bana bakti; cok sasirmisti.

Konservatuarda okumus, hala okuyan ve sadece kendi kapali dunyalarinda yasayan kapali topluluk. Cikarin kafanizi biraz disari da, su insanlara da calin biraz. Sokak calgicilarini izleyip de,
- Hmmm fena degil ama bare'yi duzgun basmamis, zayif teknik ha ha ha.

Falan filan laga luga..

Ama Amca caliyor iste, sen de yapsana.

Bu ulkede bir zamanlar insanlar Kaptan Cousteau ile dunyayi dolasip, balinalari, yunuslari izlerdi. Siz de calin ki insanlar dinlesin, hem de sokakta calin oyle salonlarda falan degil. Siz bir baslayin; bizim copculerimiz de sizi supurmedikleri zaman her sey cok guzel olucak.

Hadi bakalim....

Cuneyt Goksu'nun yazısı

agustin
01-25-2007, 21:25
oldukça gaz verici bir hikaye bizimle paylaştığın için sağol

RuF
10-03-2007, 21:18
Gerçekten çok güzel bi yazı.Bu tür paylaşımlar açıkçası gitara olan hevesimi kat kat artırıyor.tşkler

MOSAD
10-04-2007, 00:18
Çok hoş bir yazı. Paylaşım için teşekkür ederiz.