ÖzgürSaglam
07-27-2006, 14:29
(Solo gitar için) 1.Zolongo, 2.Nana de Sevilla, 3.Las Morillas de Jaen, 4.Romance de Don Boyso, 5.Anda, Jaleo
İç savaşta kralcılar tarafından öldürülen ünlü İspanyol şair Garcia Lorca, müzikle de ilgilenmiş; De Falla ile tanıştıktan sonra ülkesinin pek çok şarkı ve dansını gitar ve sese uygulamıştır. Bir düzineyi aşan bu şarkılar arasında yüzyıllar öncesinden kalan “antik” parçalar da yer alır. 1.Zorongo, Endülüs’ten kaynaklanan ve tam adı Zorongo Gitano (çingene Zorongo’su) olan, Arap etkisini yansıtan eski bir dans şarkısıdır. Lorca bu ezgiyi tümüyle yeniden şekillendirmiştir. Şarkı “Gözlerin mavi ve küçük kalbim alevin ucu gibi” sözleriyle başlar; çingene kadının gece gördüğü düşlerin gerçek olmasını isteyen bir zır deli olduğu anlatılır. “Baharın hafif ışığında eğer sevgilim olursan atının nalları dört gümüş hıçkırığa dönüşür.” 2.Nana de Sevilla ise, aslında eşliksiz söylenen eski bir Sevil ninnisidir: “Küçük tosbağanın anası yok, evet anası yok. Bir çingene kadın doğurmuş onu ve sokağa atmış. Bu küçük yavrunun beşiği yok. Babası marangozmuş ve ona bir tane yapacakmış…”3.Las Morillas de Jaen: “Jaen’ın Arap Kızları” adlı şarkı da 15.yüzyıldan kalma eşliksiz söylenen bir Endülüs Şarkısıdır. Jaen’de üç Arap kızı beni baştan çıkardı. Ayşa, Fatıma, Meryem. Bu üç sevimli Arap kızı zeytin toplamaya gidiyordu, ama zeytinler çoktan toplanmıştı…”4.Romance de Don Boyso: don Boyso’nun Romansı ise Yahudi kaynaklı, eski Sefarad şarkısıdır ve bir öykü anlatır. Don Boyso sabahın serinliğinde Arap diyarına aşkını aramaya gider; onu serin çeşme başında bulur ve sorar: Ne yapıyorsun Arap kız, Yahudi kızı mısın? Kız cevaplar: Atın da Sen de öl! Ben Arapların eline düşmüş bir Hıristiyan kızıyım. Erkek birlikte gelirse onu gümüşlere saracağını söyler ve atının terkesine alır. Ancak kızın onun kardeşi olduğu ortaya çıkar…5.Anda, Jaleo (haydi, alkışlayın) Fandango tarzında eski bir Endülüs dans şarkısıdır. Sözleri mecazi anlamlarla, kelime oyunlarıyla işlenir; son sözcüğe kadar romans tarzında gelişir. “Yakındaki yeşil çam ağacına tırmandım; araba ile götürülen sevgilimden kalan sadece bir toz bulutuydu… Uçup gitme kumrucuğum, ben bir avcıyım;
İç savaşta kralcılar tarafından öldürülen ünlü İspanyol şair Garcia Lorca, müzikle de ilgilenmiş; De Falla ile tanıştıktan sonra ülkesinin pek çok şarkı ve dansını gitar ve sese uygulamıştır. Bir düzineyi aşan bu şarkılar arasında yüzyıllar öncesinden kalan “antik” parçalar da yer alır. 1.Zorongo, Endülüs’ten kaynaklanan ve tam adı Zorongo Gitano (çingene Zorongo’su) olan, Arap etkisini yansıtan eski bir dans şarkısıdır. Lorca bu ezgiyi tümüyle yeniden şekillendirmiştir. Şarkı “Gözlerin mavi ve küçük kalbim alevin ucu gibi” sözleriyle başlar; çingene kadının gece gördüğü düşlerin gerçek olmasını isteyen bir zır deli olduğu anlatılır. “Baharın hafif ışığında eğer sevgilim olursan atının nalları dört gümüş hıçkırığa dönüşür.” 2.Nana de Sevilla ise, aslında eşliksiz söylenen eski bir Sevil ninnisidir: “Küçük tosbağanın anası yok, evet anası yok. Bir çingene kadın doğurmuş onu ve sokağa atmış. Bu küçük yavrunun beşiği yok. Babası marangozmuş ve ona bir tane yapacakmış…”3.Las Morillas de Jaen: “Jaen’ın Arap Kızları” adlı şarkı da 15.yüzyıldan kalma eşliksiz söylenen bir Endülüs Şarkısıdır. Jaen’de üç Arap kızı beni baştan çıkardı. Ayşa, Fatıma, Meryem. Bu üç sevimli Arap kızı zeytin toplamaya gidiyordu, ama zeytinler çoktan toplanmıştı…”4.Romance de Don Boyso: don Boyso’nun Romansı ise Yahudi kaynaklı, eski Sefarad şarkısıdır ve bir öykü anlatır. Don Boyso sabahın serinliğinde Arap diyarına aşkını aramaya gider; onu serin çeşme başında bulur ve sorar: Ne yapıyorsun Arap kız, Yahudi kızı mısın? Kız cevaplar: Atın da Sen de öl! Ben Arapların eline düşmüş bir Hıristiyan kızıyım. Erkek birlikte gelirse onu gümüşlere saracağını söyler ve atının terkesine alır. Ancak kızın onun kardeşi olduğu ortaya çıkar…5.Anda, Jaleo (haydi, alkışlayın) Fandango tarzında eski bir Endülüs dans şarkısıdır. Sözleri mecazi anlamlarla, kelime oyunlarıyla işlenir; son sözcüğe kadar romans tarzında gelişir. “Yakındaki yeşil çam ağacına tırmandım; araba ile götürülen sevgilimden kalan sadece bir toz bulutuydu… Uçup gitme kumrucuğum, ben bir avcıyım;