PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bizler delimiyiz??


fernando
09-30-2006, 16:24
Benim sık karşılaştığım bir olay..Kendimde sorun ararken birkaç arkadaşa da sordum ama onlardan da aynı sözleri duydum...

Klasik gitar müziği ile ilgilendiğimiz için bizlere deli damgası vuruluyor..Kafayı yemiş bu adam, sorun bu adam, kendini kaybetmiş vs.. türünden söylentiler..

Bunları yaşayanlar buyurun yazmaya..
:confused: :confused: :confused:

saygılar..

ekim
10-01-2006, 16:39
bir gitar alındığı zaman "lan olum o parayla araba alırsın, niye gidip gıy gıya veriyosun o parayı anlamıyorum." şeklinde yaklaşımlarda oluyo yer yer...

fernando
10-01-2006, 18:37
Buda güzel ekim:D

efgan
10-02-2006, 00:03
bu başlıkla ilgili benim için çok özel olan bir anımı sizinle paylaşmak istiyorum; 1999 yılında 3. sınıftaydım ve oda müziği grubumuzla bir konser hazırlığı içindeydik. aralık ayında aniden babamın şeker hastalığı yüzünden Hatay'dan götürülüp Mersin'deki diabet hastanesine, yoğun bakım bölümüne yatırıldığı haberini aldım. ben de babama refakat eden anneme yardım etmek için Bursa'dan Mersin'e gittim. tabii gitarım ve çalışmam gereken parçaların notalarıyla...

annemle yer değiştirerek -bir tür vardiya gibi- babama refakat ediyorduk. ben hastaneye gitarımı götürüp oradaki doktorlardan çalışabileceğim bir yer istedim. görüştüğüm doktor bana oldukça tuhaf baktı. sanırım ne yapmak istediğimi tam olarak anlayamadı. ben de babamın yoğun bakımda olduğu için yanına giremediğimi, yoğun bakımdan çıkana kadar da zaman kaybetmek istemediğimi, üniversitede okuduğumu, gitar çalışmam gerektiğini ve çalışabileceğim bir yer gösterirlerse çok memnun kalacağımı uzun uzun anlattım. bana pek kullanılmayan "acil müşahade odasını" çalışmam için verdiler... dünyalar benimdi. sanırım, acil müşahade odasında gitar çalışırken, kapıyı aralayıp içeri bakanların hepsi (hastane personeli ve koridordan rastgele geçenler) benim deli olduğumu düşündü...

hastanede toplam sekiz gün kaldım. babam dördüncü gün yoğun bakımdan çıktı. babamla ilgilenen doktor, benim her gün acil müşahade odasında gitar çalıştığımı anlatıp espirili bir dille hastanenin havasını değiştirdiğimi söyleyerek babama moral vermeye çalışıyordu. bu babamın hoşuna gitmiş olacaktı ki bana ara ara "oğlum ben iyiyim hadi sen git çalış" diyerek çalışmam için fırsat yaratıyordu. ben de babamın bakımını aksatmadan fırsat buldukça çalışıyordum.

evet sevgili gitar tutkunları, işte gitar böyle bir aşk, böyle bir sevgi... babamın ciddi hayati tehlikesi varken bile vazgeçemediğim bir şey... şimdi, üniversite düzeyinde olan öğrencilerim dahil, birçok öğrencimden, oldukça basit bulduğum gitar çalışamama bahanelerini dinlediğimde çok şaşırıyorum. bu öğrencilerin maalesef aynı aşkı taşımadığını görüyor ve üzülüyorum. ayrıca bu öğrencilerin gitarda gelebilecekleri seviye konusunda oldukça ciddi kaygılar taşıyorum. bence gitar sadece keyifli durumlarda çalışılması gereken bir çalgı değildir. aslında bu düşüncem tüm çalgılar için geçerlidir. belki bu konu ayrı bir forum konusu bile olabilir...

peki, sonra ne mi oldu? ben Bursaya döndüm ve o yıl hem dönem sonu konserinin, hem de yıl sonu konserinin programında yer aldım. babam hayati tehlikeyi atlattıktan sonra taburcu edildi ama maalesef, tam bir yıl sonra (aralık 2000'de) ikinci bir komayı atlatamadı ve onu kaybettik. işte, oda müziği grubumuzla da bu olaydan ancak 5 ay sonra (mayıs 2001) konser verebildik.
müzik dolu günler dileğiyle...

rollercoaster
10-02-2006, 14:28
anılardan bahsetmeye başlamışken... geçen sene mart ayıydı yanlış hatırlamıyorsam.iki gün sonra gitar dersim vardı ve parçama çalışmam gerekiyordu.aksi gibi de oda arkadaşlarımın sınavı vardı ve ders çalışıyorlardı.böyle durumlarda hava güzel olduğunda alır gitarımı gider statta çalışırdım.o gün biraz bulutluydu ama başka çarem olmadığı için gitarımı alıp stadın yolunu tuttum... daha çalışmaya başlayamadan yağmur başladı ve koşa koşa bir binanın altına sığındım.15-20 dk bekledim,yağmurun dineceği yok ve zaman da geçiyor... önce tereddüt ettim ama sonra tüm cesaretimi toplayıp,çıkardım gitarımı kılıfından.olduğum yerde oturup başladım gitar çalmaya... yağmurdan kaçmak için önümden koştura koştura geçen insanların tuhaf bakışlarına aldırmadan devam ettim.bir süre sonra öyle kaptırmışım ki kendimi, yağmurun dindiğini bile fark etmemişim... şimdi düşününce iyi ki yapmışım diyorum.hem çok güzel bir anı olarak kalacak hayatım boyunca hem de topluluk önünde çalarken daha bir güveneceğim kendime. :)

dilara
03-28-2007, 22:46
Ben de dünkü bi anımı anlatayım bari:)
Dün yaşgünümdü,34 senedir kutlamaktan bıkmışmıyım ya da bi yaş daha yaşlanmanın nesi kutlanır mantığıyla sakin bi yaşgünü geçireyim dedim.annem babam kardeşim geldiler.Bu aralar da taşınma telaşımız olduğundan fazla gitar çalamıyordum ama aklım hep gitarımdaydı.Neyse gelip oturduklarında benim de işlerim henüz bitmişti.1 azcık çalayım bari dedim ama elime gitarı almamla annem atladı hemen,dilara bu gece çalma bariiiiiiiii:(gitarımı kaptığım gibi odama:)ben de kaptırmışım zaman nası geçti anlamadım.Bi geldimm ohhhhh bizimkiler pastayı bile kesip yemişlerrrr:)))desem inanmayın tabi o kadar da değil ama uzunca bi süre çaldım ve sölemek istediğim aslında cidden gitar benim için de çok büyük bir zevkk çoğu zaman bi arkadaşım geldiğinde bırak şunu da 2 sohpet edelim der ama yine de bırakmam:)
uzatmıyım yazmak,paylaşmak geldi içimden..

ahmetgitar
03-29-2007, 00:01
Sevgili Efgan başın sağolsun.
Dilara sana da nice mutlu yıllar.

Ben de pek sevmememe rağmen bizimkilerin baskısıyla bir kez memlekette aile mezarlığına gidecektim,e malum bende din-iman,dua gibi şeyler yok,kendi kendime dedim; 'oğlum Ahmet ne verebilirsin ölmüşlerine gitarından başka' ve koydum gitarı çantama gittim amcam olmalı onun mezarının başında oturdum diğer akrabaların da mezarlarından ruhlarının duyabileceği şekilde bir Bach Chaconne çalmıştım.
Enteresandı! Bu olayı ailem ve akrabalarım bilmez,sadece size anlatıyorum

efgan
03-30-2007, 20:17
teşekkürler ahmetgitar... bana yapacağım şeyle ilgili ilham verdin, sağol.

fernando
04-03-2007, 15:28
İyiki açmışım bu konuyu..haketten delimişiz bizler:)ne söylerlerse haklılar..tüh bea..

aliizzet
05-23-2007, 16:14
Benim de lisede yaşadığım bir anım var. Lisemizde 10 Kasım gününe bir resital vermek için hazırlanıyorduk. Amaç Atatürkü müziklerimizle annmaktı. Fakat lise müdür yardımcımız siyasi düşüncelerini müzik yapmakla karıştırıyordu. Neyse Yemen türküsü için kendi kafamdan bir solo hazırlamıştım. Çok da büyük bir eser yazmamıştım tabiiki ama üzerinde elimden geldince çalışmıştım. Bu müziği o gün çalmak istiyordum. Ama önceki gün müzik hocamız yanıma gelip müdür yardımcımızın Türklerin çalmaması gerektiği bağlama çalmanın türklere yakıştığı gibi bir yorum yaptığını öğrenince hem öfkelenmiş hem de bunu gururuma yedirememiş ve ağlamıştım. Başkası olsa ağladığın şeye bak amma da saçma diye dalga geçerdi. Evet delilik buysa hepimiz deli olalım nerede bizim gibi deliler :))

beneklihoroz
05-23-2007, 17:15
Tüm zamanların en büyük Türklüğü savunucusu Atatürk bile derki; ^Ulusal ince duygu ve düşünceleri anlatan deyişleri, bir an önce en son müzik kurallarına göre işleyip geliştirmek gerekir. Ancak Türk müziği bu yolla evrensel müzikte yerini alabilir.^ Türk müziğinin gelişmesi için yurtdışına gitar da Ziya Aydıntan ı göndermiştir. Eğerki Gitar çalmak Türklüğe aykırı birşey olsaydı; Atatürk Ülkemizde gitar ın gelişmesi için çaba göstermezdi.

MOSAD
05-23-2007, 18:13
Anılarınızı okumak çok hoşuma gitti. Ben daha taze körpe bir klasik gitarist adayıyım. Daha 1 senem dolmadı ama çok düzenli ve fazla gitar çalıştığım için ara sıra arkadaşlarım yeter artık falan diyor böyle dalga geçermişcesine konuşuyorlar. Kimseyi takmıyorum, zaman geçtikçe çaldığım eserler daha kaliteli olmaya başlıyor ve bazen tekrar çalsana abi şunu falan demeye başladılar.
Bazen evde kardeşim öss'ye hazırlandığından rahatsız etmemek için sitede çardağa çıkıyorum ve çalışayım diyorum ufak büyük site sakinleri geliyorlar öncee "oo gitar çalda söyleyelim" diyorlar :D En uyuz olduğum şeyde direk 2 akor vurup şarkı söylememi beklemeriki hiç sevmem ve söylememde zaten. "Ben pop parçalar çalmıyorum benim çaldığım parçalar klasik eserler" dediğimde "one yahu" gibisinden oluyorlar. Bide yanıma gelip cep telefonundan metalica falan açıp "abi şunu bi çalsana. senin klasik parçalardan çok daha kolay bunlar" diyen tipler çıkıyorki onlarıda başımdan savmak için "getirin notasını çalayım" diyorum :D

Demsey
07-11-2007, 18:36
evet arkadaşlar sizlerin yazılarınızı okudum ben müziğe 32 senesini vermiş artık köşeme çekilmiş bir müzisyenim yazdıklarınız azminizin ve başarınızın bir sırrı olmuş kaygılanmayın devam edin mizik bir sanattır ve uygulayın gocunmayın moralinizi bozmayın başarılarınız sizinle olsun sizleri kutluyorum

Demsey
07-11-2007, 18:43
sevgili mosad kardeşim müzik bir duygudur histir hissetmedir bir yaşam farkıdır ülkemizde doğru dürüst bir müzik eğitimi yokken senin icra etmiş olduğun eserleri bir çok kişinin anlaması veya dinlemesini bekleme herkesin bir algılama kapasitesi vardır onun için hoş görü ile bak zaman herşeyin ilacıdır unutma

sologitar
07-12-2007, 14:07
Mosad aynı şeyler benimde başıma geliyor:) evime gelen arkadaşlarıma durun size gitar çalıyim diyorum, amacım başkalarının karşısında çalarken heyecanlanmamı yenmek. Üzerine gitmek lazım değilmi. Biraz çalıyorum sonra bakıyorum su içme bahanesiyle veya wc bahanesiyle kimse kalmamış karşımda önce moralim bozuluyor sonra devam edip kısa kesiyorum bende en çok buna sinir oluyorum gülsemmi moralimimi bozsam bilemiyorum. Ama artık eşim dahi kimseye gelin size çalıyim demiyorum ufak bir ilgisizlik konsantrasyonumu bozuyor. sonuçta ilk önce kendim için öğreniyorum ve çalıyorum bu benim zevkim isteyen dinler dimi ama;D ileride allah kısmet ederde konserler veren iyi bir gitarist olursam biletleri gişeden alırsınız diycem daha önce solfej dersi aldığım hocamdan böyle bir akıl almıştım uygulamassam adım sevgi diil hehehe

Allemande
07-12-2007, 16:34
Çok iyi tanıdığım kimse olmadıkça yanlarında pek çalmıyorum.
Moralimi de böylece bozmuyorum arkadaşlar

aykmis
09-11-2007, 09:45
Ne yazıkki Türkiye de çok az dinleyicisi olan bir müzik türünü icra etmeye çalışıyoruz. Yıllardan beri gözlemlediğim kadarıyla Türkiyede klasik gitar dinleyicilerinin de çoğu zaten gitarla bir şekilde ilişkisi olan kişiler.

Ben de yıllar önce bir arkadaş grubunda aylarca emek verdiğim oldukça oturaklı bir parçayı hevesle çalmıştım ve bir tanesi " hocam akordlaman bittiyse bi şeyler çalsana" demişti.

O zamandan beridir klasik gitardan anlamayan hiç kimsenin yanında çalmıyorum (yakın arkadaşım dahi olsa) ve bu insanın paylaşımını azaltıyor sonuç olarak ta sizin klasik gitara olan ilişkininiz zamanla azaltıyor.

karis
10-26-2007, 23:53
Cok sevgili ruhu incelmis insanlar;

Baslik ilgimi cektigi icin yazmak istedim... Don Kisot'un da dedigi gibi, aciktir ki,
"gezgin sovalyelerin hayatinda ona deli damgasi vuranlarla mucadele etmek de vardir" :)

Biz deli miyiz sorusundan once, bence, biz neyiz sorusunu sormamiz gerekir...

Biz,

1) Rodin'in Dusunen Adam'ini bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesinin onune koyan bir toplumuz...

2) Biz, Flamenko dinlediginde, bunu dunyada kac kisi dinliyor, uc kisi mi diye sorup gulen bir toplumuz...

3) Biz, dogu "cemaatciliginin" ve "tarikatciliginin" yokolus batagindan, Churchill'in bahsettigi o dahinin, sevgili

Ataturk'un yardimiyla

kurtulmus ve medeniyet otobusune yetismeye calisan, "dogu" duraginin tek yolcusuyuz...

Uzerimizden bir Sovyetler Birligi cokusu ve bir 1980 darbesi gecti... SSCB'nin bir subap gibi ABD'nin dogu collerinde

at kosturmasini engelleyen etkisi kalkinca, bunun ustune bir de darbe gelince, toplumsal hayatimiza ve dolayisiyla muzik

yasamimiza iki yeni vahimlik daha geldi:

1)- Gittikce bir maşaya donen ulkemizde ne yapacagini sasirmis insanlarimizin urettigi ve destekledigi Arabesk kulturunun
tavan yapmasi...

2)- 1980 sonrasi dunyada kitabin terorle esit sayildigi bir Turkiye'de, cahil mi cahil, kara cahil, buyuyunce ne olacaksin

sorusuna " tabi ki [de] birinci olucaaaaaam" diyen genclerin, dinlediklerinde sadece major ve minor akorların

1. ve 5. seslerini duydukları, hayattaki tum ezilmisliklerinden ve saskinliklarindan cikis noktası olarak gordukleri

rock-metal ve

tonlarca baska adı olan bir muzik... (Lutfen burada o muziklerden ziyade ben tabi ki gencleri elestiriyorum; zira o muziklerin

guzel, yani "uzerinde emek harcanmis olanlarını" ben de cok severim)

Tum bu bilesenleri bir araya getirip bir son tahlil yaptigimizda acikca goruyoruz ki,

1980 oncesi Turkiye'deki kardesligin ve insanligin yerini, simdilerde bati kartezyen dusuncesinin ben-merkezciligi ve

robotik mantiksalciligi almis ve bir de buna iyice azitmis bir cemaatcilik eklenmis...

OZellikle cemaatcilik bileseni, "yeninin" ve "yabancinin", !!!yetenekleriyle!!! degil !!!hangi cemaatten, hangi gruptan,

hangi olusumdan geldigiyle ilgilendigi icin!!! bu da muzikte akil almaz bir muhafazakarligin ulkemizde yerlesmesine

neden oldu...

Caldigin muzik neyi temsil ediyor? Bati'yi mi? Olmaz at gitsin... Eskimolari mi? AAA olmaz... vs. vs.

Tabi ki bu, kaba zihinlerin kendi kendilerine ordukleri igreti bir orumcek agi...

Neden mi? Nerden mi anliyorum? Surdan anliyorum ki bu da bize vurulan deli yaftasindan kurtulmanin yolunu sergiliyor:

İnsan gudulenmesinin nasıl calistigini ogrenmemiz gerekiyor once... Insan, acik bir zihin durumundayken duygularina hitap

eden uyartılarla gudulenir. Bu da kaba bir zihin karsisinda, onun mantik dunyasiyla kesinlikle tartismaya girmeden (cunku

duygular devrede degilse mantik kesinlikle insan gudulenmesini degistirmez), hayatimizla, yani ozel olarak muzikte, eserimizle

ornek olmamiz gerekir... """Farkinda olmadan dinlemesini""" icin dua ederek... Cunku bir insan, muzigin "evrensel" duygulara

nufus ediciligini ancak bu farkinda olmayis halindeyken tecrube edebilir... Is, onyargilar ve degerlendirmelere kaldiginda

hersey kirlenir... Iste bu kendiligindenlik ve farkinda olmadan dinleyis icinde, bir magandanin Barrios'un 3. valsine

hayran kalisini bizzat gordum... İnsanlar ancak duygularina hitap eden bir insani ornek alip degisebilirler...

ZATEN O YUZDEN ASK BIZI YERDEN YERE VURMAZ MI?

Saygilar ve sevgiler...

Ha unutmadan... Biz deli degiliz... :) Bizler bilakis oncu neferleriz... Zaten Asimov'un dedigi gibi, insanligin
ileri gitmekten baska sansi da yoktur...

Baris Akalin

fernando
12-02-2007, 17:53
Eğer hayal gücü, kendi hayallerine inanmaya başlarsa, bir çeşit delilik yaratır. ...

serhancan
02-22-2008, 21:15
arkadaşlar öncelikle merhabalar

ben de sizinle aynı sorundan muzdaribim. ilk ortaokulda istiklal marşı'nın kabulünde hocam şiir okuyanların arkasında fon müziği olarak birşey çalmamı ve de sonra solo olarak istiklal marşı'nı çalmamı istemişti ancak şunu farkettimki kimse müziğe saygı göstermiyordu hocalarımdan bir kaçı bile yavaş yavaş uyuklamaya başlamıştı en sonunda istiklal marşı'nı çalacak olmasam belki çoğu çıkıp gidecekti...

bu olaydan sonra lisede kimseye klasik gitar çaldığım söylemedim herkes klasik gitarda dandik pop ezgileri çalarak artislik yapardı ancak ben sesimi çıkarmazdım kendim için çaldığıma inandırmıştım kendimi... sonra bir gün okul çıkışı direk gitar hocama gitmem lazımdı yanımda gitarım vardı görenler ilk önce şaşırdılar tepkileri ooo sende mi gitara başladın şeklinde oldu sonra ingilizce hocamız hadi birşeyler çalda dinleyelim dedi öncelikle asturiası çaldım hızlı olması sınıftakileri çok etkilemiş olacak ki herkes pür dikkat dinliyordu daha sonra capricho arabeyi çaldım herkes yine ciddi ciddi dinliyordu beni ama sonra koyunbaba yı çaldım ve ne yazık ki herkes yanındakiyle konuşmaya başladı hatta o kadarki bir ara artık sinirim bozuldu üst üste çok yanlışlar yaptım.... benden sonra arkadaşlar xxx de çalsın hocam dediler ( sadece 3 aydır çalıyordu çaldıkları dandik pop şarkıları idi...) hocamız da tamm dedi ve xxx çalmaya başladı herkes coşmuş kendinden geçmişti... sonuç olarak herkes oğlum sende böyle çalsana salak mısın sen gibisinden şeyler dedi ve benim de sinirlerim cidden bozuldu.. belki de suç biraz bendeydi koyunbaba yerine alhambra gibi bir parça çalsam insanların dikkatini daha çok çekebilirdim ama yine de bence dinleyenlerin çalana saygı göstermesi gerekiyor...

sonuç olarak şu anda en yakın arkadaşlarım dışında çoğu kimse gitar çaldığımı bilmiyor ve bu müziğe saygı duymayan birine de gitar çalmıyorum...


Herhalde fazla dolmuşum çok yazdım..
herkesten özür diliyorum rahatsızlık verdiysem..

saygılar
Serhan CAN

milonga91
09-17-2008, 16:22
gecenin üçünde iki yalnız ruhu bir araya getiren şey (bazen dinlenesi bir gürültü?)
müziğe emek veren hayatını adayan insanlar var evet arkadaşlar bu insanlar deli çünkü ortaya çıkardıkları eseri anlayabilecek kapasitede akıllı kalmamış:D yada bu olguyu tersinede çevirebiliriz... ben opera dinliyorm klasik müzik dinliyorm herkes gülüyor hatta şöyle bir olay yaşadım gösteri için tataristandan sanatçılar gelmişti s.ahmet'e bi baktım millet gülmeye başladı hiç sinirlenmedim onlara sadece yazık dedim neyse şuan ben büyük klasik müzik eserlerinden çalabilsem havalarda uçardım bence dünyadaki tüm müziklerin başı klasik müziktir! size bir örnek vereyim ki hepimiz bu gurubu biliyorzdr apocalyptica grubu klasik müzik biliyor ve rock müzikle sentezliyorlar bence bu harika bişey farklı birşey....ilk öğrendiğim parça dede efendi idi sürekli onu çalardım arkadaşlar gülerdi ne biçim müzik bu diye..... benden pop müzik istediklerinde bilsemde çalmıyordm ben bilmiyorm derdim...notalarda kendini bulmak demek hayatı dilediğin gibi görmek demek müzik... yada tanımlayamayacağım kadar özel bişey bu... özel bi duygu.... hissedebiliyorm onu anlayabiliyorm....her zaman müziği giyinişle kullanmaya çalışan tipler var müzik giyinişinde değil hissedebildiğinde vradır neyse başka bir tartışma açmak istemem... evet deliyiz delirmeye devam ediyorz delirdikçe üreticez....şuan keşke bende sanatçı olabilseydim keşke sanatçı adayı olabilseydim diyen bi çok kişi var etrafımda...ruhu güzelleştiren şeyleri sevmiyor Türk milleti...hayatı asalak bir şekilde yaşayacağımıza sanata yönelmemiz daha mantıklı bence... klasik müzik olmadan rock müzik pop müzik r&b müziği vs vs bu müzik türlerinin hiçbiri olmazdı diye düşünüyorm... ayrıca bir çok klasik müzik çalan kişinini diğer müzik türlerinde ne kadar başarılı olabileceğini gördüm....
(HERKES MORALİNİ YÜKSEK TUTSUN)boşluğa düşmüş boş insanların laflarına aldırmayın.... dilediğimizce varız müzikle varız anlamayanlar boşa nefes tüketmesin....

bacher
09-17-2008, 18:30
biz sunu yapıyoruz: cogu zaman bir kerecik bile bir seyi tam olarak kavrayamamıs insanları karsımıza alıp icra ettigimiz "sıkıcı" parçalarla onların sabırlarını ölçmek ve beklemek...onlardan bizi takdir etmelerini bize niye iki uc akor vurup da sarkı soylemiyosun dememelerini... kanımca deliligimiz saf emegin degerini goz ardı ederek gitar calısımızı sadece ve sadece yeteneklerimize ve imkanlarımıza baglayan ve bu cahillikten dolayı "klasik müzikle uğrasmak" bilgisini kavramaktan yoksun olan insanlardan bize ah cicim ne de guzel calarmıssın...ah ne guzel ne kulturlu cocuk, klasik muzik muzik dinliyomus...gibi icimizi oksayan, kendimizi onlardan ustun kılan tepkiler beklemekten mütevellittir. iste bizim deliligimizin sırrı budur, ne zaman ki aynı ortamda gitar, biz ve bizden baska bir insanoglu vardır iste o zaman deliyizdir, bunlardan birini alıp cekersek o ortamdan deliligin de yok oldugunu goruruz. kısaca delilik bir ortamda gitar, biz ve insanlı cevrenin bir fonsiyonudur. bu yuzden de "bizler delimiyiz?" sorusunun cevabı bu ucunun birlekte olması kosuluyla evettir. bizimkisi saf bir delilik degildir, zaten hangi delilik saftır gibi bir soru da gelebilir aklımıza. ya da delilik nedir gibi. ama bizim deliligimiz kendine ozeldir ve bu ozellikte ya vardır ya da yoktur, delilik nedir'in sınırlarına girmez.eger ben gitarımla birinin karsısındaysam deliyimdir. gitar yoksa veya ben yoksam veya karsımdaki yoksa bunlardan en fazla iki tanesi varsa ben bu deliligin mahkumu degilimdir.