Orijinalini görmek için tıklayınız : Nereye Gidiyoruz?
Nereye Gidiyoruz?
Bir ülke düşünün 600 yıl boyunca ataları dünyaya hükmetmiş.Bitti denilen bir imparatorluktan çıplak ayakları ve nasırlı elleri ile yıllarca savaşıp yeni bir cumhuriyet kurmuş.Dünyanın en verimli toprakları ona sunulmuş olan.Tüm dünyanın şapka çıkardığı bir lideri olan.
Peki şimdi ne halde bu ülke?
"Bir milletin temeli kültürdür" diyen liderinin aksine 85 yılda hep geriye gitmiş.Cumhuriyet baloları bile unutulmuş.Avrupalı sanata,kültüre önem verirken onlar hep boşvermiş.Sanat kurumları kadrosuzluk nedeni ile kapatılmanın eşiğinde olan,konservatuarları işsiz yetiştiren,barlara şarkıcı yetiştiren,göbekli baletlerinin,oyuncuların ve orkestracıların ay sonundaki bankamatik özlemi ile koltuklarından kalkamadığı.Kurulan rakı sofralarında belli kişilerin tekelinde yok edilen hayatlar.Konservatuarlardaki öğrencilerin hocalarının psikolojik sorunları nedeni ile travmaya girdiği.Yurt dışına gidenlerin döndüklerinde şok olduğu.Herkesin kendini nimetten sandığı ama aynaya bakmayan bir toplum.85 yılda hala 10.yıl marşına saplı kalmış bir toplum.
Peki nereye gidiyoruz?
Bir sezonda aynı eseri dört defa çalan orkestralar,şeflerin dudak aralarındaki insan hayatları,ödenek bulamayan ve kapanan tiyatrolar,konservatuarı bitirince işsizlikten ne yapacağını sapıtıp öğretmenlik hakkı bile olmayan kişiler (Şu an bu kişiler ile 3 orkestra kurulur).
Keşke okumasalarmıydı acaba!
Kendimize gelelim efendiler,nereye gidiyoruz?
İğneyi kendinize,çuvaldızı başkasına batırın!
fewerish@yahoo.com
"nereye gidiyoruz..."
Bu yazıya ekleyecek söz bulamıyorum...Gerçekten sonuna kadar haklısınız.Fakat ne acıdır ki sanatçılara, konservatuar mezunlarına ve orkestra elemanlarına sanırım önemli bir görev düşüyor.Onlar sadece yakınmakta ve bence ellerinden gelen herşeyi yapmamaktalar.sanatçının bilinçli olması gerek, aktif olması gerek, "bana ne" ci olmaması gerek...Olup bitene sessiz kalmaması gerek.Birlikten kuvvet doğar.Neden sanatçılar işsiz meslektaşlarına yada arkalarından gelen genç kuşaklara yardımcı olmuyorlar? çünkü onlar nasılsa kurtarmışlar hayatlarını ve yarınlar ,bu ülke, ne kadar düşündürüyor onları..malesef ben şüpheyle bakıyorum.Bir millet hakettiği şekilde yaşarmış.Daha iyi bir biçimde yaşamak istiyorsak, sanatta kültürde ilerlemek istiyorsak galiba bunu haketmeliyiz....
saygılar
gidişatın böyle olmasını görmek üzücü. . .
şimdi tv ekranlarında oturmuş bir sorunu tartışan büyük adamların ettiği bir laf vardır. efendim olay bununla sınırlı değil her alanda, her işte, her sektörde, her kafada bir bilinç lazım.
velhasıl benim görüşüm şu:
aynen yazılanlara katılıyorum. ama sadece sanatı kurtaramayız, sadece eğitimi kurtaramayız. biraz daha toplumcu düşünürsek, acı olarak söyleyebilirim ki: önce toplumun standartları yükselmeli heşey için.
şimdi bağlayalım iyice konuyu...
ulan acaba ayın sonunu nasıl çıkaracağım diye düşünen adam kendisini sanatkar olsun zanaatkar olsun işine veremeyecektir. yani herşey birbirine bağlıdır. ben 10 yılımı gitara verdim ama hala doğru düzgün bir gitarım yok.gerçi bu benim için sorun değil, çünkü profesyonel anlamda çalışmıyorum.
tabii ki sanat unutulup direk bu işlere girilmemelidir. işaret parmağımı havada sallayarak haşmetvari bir tavırla diyorum ki: buraya dikkat:
herşey beraber gelişmelidir.
evet memleketimiz ilk kurulduğunda köy okullarına bile piyano gönderilirdi o sıkıntılar içinde bile. müzik derslerinde şimdiki gibi sadece blokflüt çalınmaz, sınavlara çalışılmaz, mandolinlerle kemanlarla yapılırdı. ufak araştırmalarla bunlara ulaşmak mümkün.
şimdi konuya direk gireyim.
ne yazık ki ülkemizde müzisyenlik hala meslek olarak kabul görmüyor. müzisyenim diyene hala asıl işin ne? , diyorlar.
şimdi bir de sezin adlı üyemizin yazdıkları hakkında fikrimi söyleyim:
kendini kurtarmış başkasına bakmayan takmayan sanatçılar ne kadar sanatçı? benim gördüğüm o kadar kendini vermiş, yeni insanlara adamış, hayatını bu yolda tüketmiş insan var ki!
ama ne yazık ki güçleri yetmiyor. kültür seviyesi yüksek toplumlarda sanatçılar saygı görüp dedikleri özenle dinlenirken, biz de adamdan sayılmıyorlar. bu noktaya nasıl geldik, işte sorunu çözümü oradadır bana kalırsa.
velhasıl,
toplum bilinci oturmadıkça, sanata ve sanatçıya değer kaybolunca, sanatçı kelimesinin içi boşaltılıp, herkesin kullanmaya başlaması engellenmedikçe zor herşey.
peki çözüm? çözüm için yapılacak çok şey var. ama çözüm yolları ne yazık ki eriyor karmaşada. çünkü zayıf kalıyor, destek bulamıyor, veya buluyor ama tek tabanca kalıyor.
üstelik sanatta ve kültürde ilerlemek için bunu haketmeliyiz diye bir cümle gördüm.
bu halk herşeyi hakeden bir halk. ona verilmeyen birşeyi alamadığı için onu suçlayamazsınız. olaya biraz da sosyolojik boyutta bakalım. hayatını kurtarmanın tek yolunun üniversite sınavında başarılı olmak zorunluluğu olan gençler kendi istekleri ile müzik dersinde öss çalışıyorsa, bu nereye kadar onların suçu?
bu sadece bir örnek.
tekrar ediyorum:
bu halk herşeyin en iyisine layıktır....
ben kendi adıma birşeyler yapıyorum, o yapıyor bu yapıyor, veysel hocamız bi internet sitesi kuruyor, 300 500 kişi farketmez bişeyler yapıyor, gitarı öğrenmek isteyip öğrenemeyenlere yardımcı olmamda benim de en büyük yardımcılarımdan biri oluyor. ben 30 kişinin kafasına müzik bilincini sokarken bunların arkadaşları ailesi de etkileniyor. bizzat şahidim bunlara. ve insanlar bunlara aç. ama alamıyorlar. bu onların suçu mudur?
sadece bizi !yanılsamaya! düşüren halkın bilgisi olmadığı konularda bol keseden konuşması ve kendini farkında olmadan itici hale getirmesi.
ben ufak bir ilçede büyüdüm. bir ara oraya gittiğimde dağın başına çıktım ve klasik gitarımla birşeyler çalarken bir kaç eski arkadaş geldi. önce atıp tuttular müziğe küfür bile edenler oldu bu müziğe. ama şimdi gitarı getir de bi asturias çal diyeni de var klasik gitarda eğitim alanı da. ben onların bu davranışı karşısında tepki koysaydım ne olacaktı? bu noktada asıl sanatçılara iş düşüyor ve bu noktada sırtını çevirenlere, tepeden bakanlara, aşağılayanlara tahammülüm yoktur. burada bana neci sanatçı(!)ları kınamak lazımdır.
lafı fazla uzattım kopukluklar olabilir.
herkese diyebileceğim tek şey:
hayatınızı dilediğiniz gibi yaşamanız temennisi......
saygılarım ve sevgilerimle.
H uğur Y
feverish
06-26-2005, 19:12
Binmişiz bir alamete...
Sevgili Sailor yazısında oldukça haklı.Toplum olarak kısmen duyarlı olsakta iş özde sanatçıların duyarlılığı ile başlıyor.
İşte size örnek sanatçılar,örnek bir topluluk;
Ensemble Feverish Music.
Ulusal ve uluslararası çok sesli müzik alanında konserler vererek kaliteli ve bilinçli bir dinleyici kitlesi yaratma amacında çaba harcayan bu topluluk bir avuç idealist müzikçiden oluşuyor.Tamamen kendi imkanları ve sponsor destekleri ile yurt genelinde çalışmalar yapan topluluk devlette kadrolu olan sanatçılara örnek olacak konserler veriyor.Ben topluluğun bu yıl Ege Üniversitesi'ndeki iki konserine gittim.İkiside birbirinden harikaydı.Özellikle nisan ayındaki açıklamalı bahar konserleri çok hoştu.
Ensemble Feverish Music Topluluğu ülke genelinde verdiği konserler ve katıldığı etkinliklerle haber kanallarınada konu oluyor.çoksesli müziğin çeşitli dallarında verdikleri konserler epey ilgi çekici.Sahne üzerinde seyirci ile olan elektiriği harika olan topluluk www.ensemblefeverish.com adlı internet sitesi ile etkinliklerini duyuruyor.
Bence sponsor firmalar bu tip organizasyonlara daha fazla destek olmalı.Halkımızı mahkeme duvarlı sanatçılardan,her yaz çeşitli adlarla kurulan günlük orkestralardan kurtarmalı.Üreten sanatçıya güç vermeli.Teşvik etmeli.
İzmir'de bir dönem Kent Orkestrası adı altında düzenlenen soytarılığı herkes biliyor.Sahnede solistlere sulanan yaşlı bir şef (şef olduğuda tartışmalı),ne tür müzik yaptığı belli olmayan bir orkestraydı bu.
Bu tip rezilliklerin yerine Ensemble Feverish gibi topluluklara daha çok ihtiyacımız var.
Yoksa binmişiz bir alamete,gitmeyelim kıyamete!
ensemble feverish, okulumdaki konserine gitmiştim yani egedekine.
konser öncesi gitarist mehmet özkanoğlu çalışırken mötbenin karşısında öğlen civarı bir saatten fazla tepesinde dikilmiştim ve muhabbet etmiştik.
güzel konserlerdi.
lakin bir tek şeyi belirtmek istiyorum, benim konser izlenimim, biraz daha sunumu güzelleştirilebilirdi. yani bana biraz aceleye gelmiş gibi geldi. hatta yazılı programın dışına çıkılması ise biraz garipti.. ama en azından çalışma çok güzel ve orijinal, kent orkestrası olayı malum :)
konser çok güzeldi ama zaman seçimleri biraz iyi değildi. malum vize zamanlarına ve final zamanlarına denk gelen konserler pek ilgi görmüyor, bunu bir tek jorge cardoso ve ricardo moyano konseri bozmuştu.....
herneyse, ege üniversitesinde öğrenci topluluklarında bir temsilci olarak konserlerin beğenildiğini zamanında sks ye beyan etmiştim. klasik gitar topluluğu adına tekrar beğenilerimizi buradan da ilan etmeyi uygun gördüm her zaman okulumuzda hatta başka yerlerde de izlemeyi isteyeceğimiz bir çalışma olmuş.
ama hala konserin tam bir bütünlük ve bir hava yakalayamamış olduğu konusunda bir görüşüm var.
feverish
06-27-2005, 08:25
Sevgili HugurY Ensemble Feverish ile beraber bir projeye imza atmakta ne düşünür acaba.
Bence gayet hoş olur Ege Ünv.Klasik Gitar Topluluğu ile Ensemble Feverish'in ortak bir etkinliği.Neden topluluğa ulaşıp birlike proje üretmiyor?
Bu ülkenin birliğe ve üretime ihtiyacı var sonuçta...!
olabilir tabii ki,
lakin konuyu dağıtmamak gerektiğini gözönünde bulundurmak gerektiğini de belirtmek zorundayım :)
feverish
01-21-2006, 14:06
"NEREYE GİDİYORUZ?!!
Bir ülke düşünün 600 yıl boyunca ataları dünyaya hükmetmiş.Bitti denilen bir imparatorluktan çıplak ayakları ve nasırlı elleri ile yıllarca savaşıp yeni bir cumhuriyet kurmuş.Dünyanın en verimli toprakları ona sunulmuş olan.Tüm dünyanın şapka çıkardığı bir lideri olan.
Peki şimdi ne halde bu ülke?
"Bir milletin temeli kültürdür" diyen liderinin aksine 85 yılda hep geriye gitmiş.Cumhuriyet baloları bile unutulmuş.Avrupalı sanata,kültüre önem verirken onlar hep boşvermiş.Sanat kurumları kadrosuzluk nedeni ile kapatılmanın eşiğinde olan,konservatuarları işsiz yetiştiren,barlara şarkıcı yetiştiren,göbekli baletlerinin,oyuncuların ve orkestracıların ay sonundaki bankamatik özlemi ile koltuklarından kalkamadığı.Kurulan rakı sofralarında belli kişilerin tekelinde yok edilen hayatlar.Konservatuarlardaki öğrencilerin hocalarının psikolojik sorunları nedeni ile travmaya girdiği.Yurt dışına gidenlerin döndüklerinde şok olduğu.Herkesin kendini nimetten sandığı ama aynaya bakmayan bir toplum.85 yılda hala 10.yıl marşına saplı kalmış bir toplum.
Peki nereye gidiyoruz?
Bir sezonda aynı eseri dört defa çalan orkestralar,şeflerin dudak aralarındaki insan hayatları,ödenek bulamayan ve kapanan tiyatrolar,konservatuarı bitirince işsizlikten ne yapacağını sapıtıp öğretmenlik hakkı bile olmayan kişiler (Şu an bu kişiler ile 3 orkestra kurulur).
Keşke okumasalarmıydı acaba!
Kendimize gelelim efendiler,nereye gidiyoruz?
İğneyi kendinize,çuvaldızı başkasına batırın!
ahmetgitar
03-12-2007, 17:24
En verimli topraklarda olmamız zaten bizi tembel yapmakta,bakın araba onlar da petrolün üzerinde oldukları için tembel dolayısıyla da geri.
Biraz da içten olan sorunlar var,kimsenin yapmadığı kötülüğü biz kendimize-ülkemize yapıyoruz.
AB ye ABD ye karşı ezilen eğilen,bir tarafta 1400 yıl önceki arap hayatına özenen,diğer yandan televizyonlara yapışan insanların ülkesi sizce nereye gidiyor...
Acı ama gerçek:YOK OLMAYA GİDİYOR.
Ahmetgitara aynen katiliyorum... Dikkat dikkat bu topraklar 30 ila 50 yil icinde yok edilecektir. Sureci engellemeye calisanlar ortadan kaldirilacaktir. Lutfen cikis araclarina bininiz... Dikkat dikkat... Bu topraklar 30 ila 50 yil icinde yok edilecektir. Lutfen cikis araclarina bininiz... Sureci engellemeye calisanlar ortadan kaldirilacaktir. Dikkat dikkat...
Tabi diger yandan, tarihte kırılma yaratan bir savasin neticesinde var oldugumuzdan, insanın icinde hafif bir umut da yok degil... Sonuc olarak Ovidius da dememis miydi Ars Amatoria'da 2000 sene once: Ah simdinin kızları eskisi gibi degil...
Yani her cagin derdi olmasın bu?
vBulletin v3.8.4, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.